Gazipaşa

Gazipaşa, Torosların yeşili ile Akdeniz’ in turkuaz tonları muz bahçelerinin yeşil gerdanlığı arasına gizlenmiş bir cennetin adı. Antalya’ nın 180 km doğu sınırındaki en son ilçesi olan bu cennet doğal güzelliklerinin yanı sıra ilk çağdan günümüze çeşitli uygarlıklara yurt olmuş bir tarih zenginidir.

GazipaşaDetaylı Bilgi

Gazipaşa, Antalya ilinin en doğusunda yer alan ilçesidir. Geçmişin gizemli mağaraları korsanlara sığınak olmuş bu sessiz cennet Gazipaşa, yat limanı ve hava alanı ile geleceğin turizm yatırımcılarının keşfini bekliyor.

Tarih

Gazipaşa’nın tarihi M.Ö. 628 yıllarına dayanmaktadır. O tarihlerde Selinus adıyla Hacı Musa çayının iki yakasına kurulmuş bir liman kentidir.

Roma egemenliğinin hüküm sürdüğü kent, daha sonra Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin Keykubat’ın 1221 yılında Alanya’yı fethi ile Selçuklu egemenliğine geçmiş ve Gedik Ahmet Paşa tarafından 1471 yılında Selinti ismiyle Osmanlı yönetimine dahil edilmiştir.

Atatürk tarafından 21.10.1921 tarihinde Resmi Gazete de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararıyla “Gazipaşa” adıyla ilçe yapılmışsa da; 1926 yılında nüfusun azlığı nedeniyle ilçeliği kaldırılmıştır. Hacımusa Çayı’nın doğusu, Şansa Nahiyesi olarak Anamur’a, batısı Pazarcı Gazipaşa olarak Alanya’ya bağlanmıştır. 1926-1948 yılları arasında Mersin iline bağlanan ilçemiz, 01/01/1948 tarihinde yürürlüğe giren 09/12/1947 tarih ve 5071 sayılı TBMM kararı ile tekrar ilçe statüsüne kavuşmuştur.

Gazipaşa’nın bilinmeyen veya tahmin edilen tarihi, tarihi perspektif içerisinde oldukça derinlere uzanmaktadır. Ana hatlarıyla bu tarihsel serüveni MÖ 2000’lerde başlar. Hititlerin bir kolu olan Luviler yine Hititlerin Kizzuvatna (Çukurova bölgesi) ve Arzava (Antalya yöresi) ülkeleri diye adlandırdıkları bölgede yaşamışlardır. Gazipaşa’da bu bölge içinde kalması nedeniyle ilçenin tarihi yolculuğa Luvilerle – Hititlerle başlamış olması kuvvetle muhtemeldir. Nitekim Karatepe (Sivaslı) civarındaki harabaler içinde yer alan aslan kalıntıları bu bilgileri doğrular niteliktedir.

Gazipaşa’nın tarihsel yolculuğu içindeki önemli bir kilometre taşı da MÖ 628 yıllarıdır. Selinus adıyla tarihte iki kent mevcuttur. Sicilya’da Yunan Mağara – Hyblaia halkı tarafından bu tarihte bir site devleti olarak kurulan Selinus, diğeri Anadolu’nun güneyindeki Selinus. Kilikya Bölgesi’nde ve Hacımusa (Kestros) Çayı’nın iki yakasında kurulmuş liman kentidir. Kalesi ise şimdiki kale kalıntılarının bulunduğu yerde olup o zamanlar ada konumunda idi. Buradan başta Mısır olmak üzere, o günün ticaret merkezleri ile deniz ticareti yapılmakta idi.

Yunan yönetiminden MÖ 197’de Antiokhos dolayısıyla Roma egemenliğine geçen kente M.S. 1. yüzyılda Akdeniz kıyılarının doğu seferine çıkan Roma Kralı Trojan hastalanarak Selinus limanına gelmiş ve bir tüccarın evine konuk olmuş, daha sonra iyileşemeyerek burada ölmüştür. Yerine tahta geçecek olan Hadrianus, Selinus’ a gelerek cenazeyi Roma’ya götürmüş, anısmada bir mezar yaptırmıştır. Bu nedenle de Selinus’un bir süre Traianapolis adıyla anıldığı Hıristiyanlık döneminde ise Seleukeia – Silifke Başpiskoposluğu’na bağlı Piskoposluk merkezi olduğu bilinmektedir. MÖ 1. yüzyılda başlayan Roma İmparatorluğu dönemi, bu devletin Anadolu sınırları içinde bulunan Gazipaşa’da 6. yüzyıla kadar devam etmiştir.

M.S. 6. yüzyıldan başlarak Güney Akdeniz Bizans İmparatorluğu’nun egemenliğine girmiş, 12. yüzyılın ilk yarısında Kilikya Ermeni Krallığı’na bağlanmış, dönemde Gazipaşa, Antalya ve Alanya ile birlikte Pamfilya’nın Türkleşmesi süreci içinde Selinus, Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat’ın 1221 yılında Alanya’yı, 1225’e kadar da buradan itibaren belki de Toroslar’dan kaynaklanıp şehir merkezinden geçerek denize karışan beş büyük çayın zaman zaman sel baskınına neden olması dolayısıyla Selinti olarak anılmaya başlanmıştır. Ancak Selçukluların Alanya hariç fethi kısa sürmüş ve 1243’te 2. Gıyaseddin’in Kösedağ Savaşı’nda İlhanlılar’a yenilmesinden yararlanan Ermeniler burayı yeniden ele geçirmiş ve 1275’te Karamanoğluların fethine kadar onların elinde kalmıştır. 1270’lerdeki Moğollar’ın Anadolu işgali sırasında Selinti, Anadolu Selçuklu Devleti’nin Konya ve bağlı bölgeleri sınırları içinde yer almaktaydı.

Anadolu beylikleri döneminde 1335 yılından itibaren Antalya ve civarı Teke Beyliği’nde kalırken Alanya, Selinti ve doğusu ile Kuzey yöreleri merkezi Konya olan Karamanoğulları hakimiyetine girmiştir.

Osmanlı Döneminde Fatih Sultan Mehmet’in Deniz Kuvvetleri Komutanı (Kaptan’ı Derya) Gedik Ahmet Paşa, 1470 yılında Alanya’yı, 1472 yılında ise Selinti, Anamur ve Silifke yöresini Karamanoğlu Beyliği’nden alınarak Osmanlı hakimiyetine dahil etmiştir. Ünlü gezgin Evliya Çelebi meşhur Seyahatname’sinin 126. sayfasında “18. yüzyıl’da Selinti kazası, İçel (Mersin) sınırları içerisinde Silifke Sancağı’na bağlı 26 köyü olan ve yıllık 80 akçe vergi veren bir kazadır. Deniz kenarında bakımlı cami ve evler ile yemyeşil dağlara sahiptir. Kıbrıs’a 70 mil uzaklıkta iskelesi vardır.” demektedir.

Coğrafya

Kuzeyde Batı Toroslar’a bağlı Akçalı Dağı’nın dik yamaçları, daha alçaklarda ormanlarla kaplı vadi, ilçe merkezindeki düz sahada birleşen çeşitli derelerin derin vadileri ve sert meyilli ormanlarla kaplı yamaçlarla çevrili bulunmaktadır.

Antalya’nın 180 km doğusunda 10 km uzunluğu, 7 km eninde Akdeniz kıyısında Gazipaşa Ovası üzerine kurulmuştur. Doğusunda Mersin ili Anamur İlçesi, kuzeydoğusunda Karaman ili Ermenek ilçesi kuzeyinde Sarıveliler ilçesi ve batısında ise Alanya ilçesiyle komşudur. Güney sınırları teşkil eden Akdeniz sahiline paralel bir şeklilde yaklaşık 35 km içeride batıdan doğuya doğru uzanan Toroslarla çevrilidir. Yüzölçümü 931 km olup ilçe merkezi sahilden 3 km içeride yer almakta ise de yeni yerleşimler sahile kadar uzanmıştır.

İlçenin kıyı şeridi uzunluğu yaklaşık 50 km’dir. Denize girmek için çok uygun plajlara sahiptir. Kıyı şeridinin yarıya yakını kumsal olup diğer kısmı kayalıklardan oluşur fakat kayalıkların arasına gizlenmiş müthiş güzellikte koylar da denize girmek için ideal mekanlardır. İlçe merkezi ile deniz kıyısı arasında alçak tepeler yer almaktadır. Ovanın kuzeyinde dağlık plato bulunur. Nisan ve mayıs aylarında ilçe de bir saat arayla hem kayak yapma hem de denize girme imkânı vardır.

Kuzeyindeki kütle olan Torosların batı kıyı sıradağlarının adı Akçal Dağları adıyla bilinir ve en yüksek tepesi “Deliktaş” noktası 2253 m’dir. Alçak kısımlar ise kıyı boyunca uzanan alüvyal bir ova meydana getirmektedir. Alivüyol ovadan yüksek dağlık sahaya geçiş nispeten dik yamaçlarla olmaktadır. Güneyde Selinus harabelerinin bulunduğu tepenin ön kısımında yalıyarlar vardır. Kıyıda bulunan tepenin iki tarafında plajlar uzanır. Plajlar ince kalker kumlardan meydana gelmiştir. Yalıyarlar kalkerlerden oluşup yer yer 50–100 m yüksekliğe kadar ulaşmaktadır.

Toprakları kıyıda kızıl kestane renkli olup bu topraklar sebze, narenciye ve muz tarımına uygundur. İçerilere doğru kızıl renkli (Terrarossa) topraklar olup bu topraklarda da tahıl tarımı yapılır. Dağılık kesimlerde de hayvancılık ağırlık kazanmaya başlar.

Ekonomi

Gazipaşa’nın kıyı ovalarında modern tarım yöntemleri kullanılarak muz ve turfanda sebze gibi yüksek gelir getiren ürünler yetiştirilir. Ayrıca pamuk, turunçgiller ve yerfıstığı üretimi de yapılır. Yılda birkaç kez ürün alınan seralar geniş alanlara yayılır. İç kesimin başlıca ürünleri tahıl, elma ve üzümdür. Küçük çaplı balıkçılık ve turizm ilçe halkının öteki geçim kaynaklarını oluşturur. İlçe topraklarında bant ve kuvars yatakları da bulunmaktadır.

Gazipaşa, bugüne dek ormancılık, hayvancılık ve meyveciliğe dayandıran ilçe ekonomisini yakın gelecekte turizme de açmaya çalışan harika plajlara sahip ilçedir.

Gazipaşa’da da ekonomik yaşam hava şartlarına bağlı olarak kuru tarım ,küçük el sanatları ve ticaret, ormancılık ve hayvancılık ve sanayi Ancak 1970 lerden itibaren başlayan sera ve seracılık faaliyetleri o günden bu güne artan ölçüde ilçenin ekonomik yaşamla İlçenin ekonomik yaşamında en önemli gelir kaynağı olmuştur.

İlçede herhangi bir büyük sanayi kuruluşu mevcut olmamakla beraber orta ve küçük çaplı imalathaneler ve atölyeler mevcuttur.

İlçe ekonomisinde hakim olan sektör tarım sektörüdür.Tarımda da en büyük pay örtü altında yapılan turfanda sera sebzeciliği ve muzculuğa aittir. Son yıllarda örtü altında çilek yetiştiriciliği ve enginar yetiştiriciliği hızla artmaktadır.Ancak arazi yapısının genel olarak engebeli olması nedeniyle ilçe yüzölçümünün yalnızca % 18’i tarımsal faaliyet için kullanılabilmektedir.

Sebzecilikte halkın yönelimi seracılığa doğru olmuştur.Tarımla uğraşanların %80’i geçimi seracılıktan sağlamaktadır.İlçe merkezi ve Kahyalar Beldesi ile ilçedeki 41 köyün 36 sında seracılık yaygınlaşmıştır.

İlçede güzlük ve baharlık olmak üzere yılda iki sezon halinde seralarda sebze üretimi yapılmaktadır.Seralarda üretilen sebzelerin başlıcaları salatalık,domates,taze fasulye,patlıcan ve biberdir.Açık alanlarda ise taze fasulye, domates,biber,patlıcan ve enginar yetiştirilmektedir.

İlçede mevsim koşulları hayvancılık için son derece uygundur.Ancak orman köylerinde doğal yapının son derece sarp olması ve hayvancılık için uygun şartlar taşıyan ova kesimlerde tarımsal uğraş olarak seracılık ve muzculuğun tercih edilmesi nedeniyle hayvancılık yeterince gelişmemiştir .Ova kesimlerde aile işletmeciliği tarzında süt sığırcılığı yapılmaktadır. Orman köylerinde ise kıl keçiciliği temel hayvancılık uğraşı olarak yapılmaktadır.

Balıkçılık ve ormancılık ilçenin diğer önemli gelir kaynaklarındandır. Ayrıca sahilde bulunan oyun parkı da ilçe turizmine büyük katkı sağlamaktadır.

Turizm

Gazipaşa mevcut durumuyla daha ziyade tarım toplumu görünümünde ise de 13 Eylül 1989 tarih ve 20281 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla turizm bölgesi ilan edilmesi nedeniyle ve ilerleyen yıllarda açılan havalimanı ulaşımı çok kolaylaştırmıştır. İlçede hızlı bir şekilde turizme yatırım yapılmaktadır. Yat limanı inşaatının tamamlanması ile ulaşım daha da kolay hale gelecektir. Hâlen 2 normal ticari otel, 3 adet turistik ( biri apart ) otel, Gazipaşa Belediyesi Deniz Tesisleri İşletmesi’ne ait bungalovlar ve 1 adet tatil sitesiyle yatak kapasitesi 1000’e ulaşmış olup hızla otel ve motel inşaatları devam etmektedir.

İlçenin ören yerleri itibarıyla diğer yörelere göre oldukça zengin durumdadır. Ancak bunların tamamına yakının yol ve koruma hizmetleri yoktur veya yetersizdir.

Gazipaşa Akdeniz sahilinin Caretta Caretta türü deniz kaplumbağalarının yumurtalarını bıraktığı 17 merkezden biridir.

Yalan Dünya Mağarası başta olmak üzere tarihi kale ve şehir kalıntıları, tertemiz deniz ve kumsalları, bol yeşil ve oksijenli yaylaları, özetle bozulmamış doğasıyla turizm bakımından çok büyük bir potansiyele sahiptir.

GazipaşaHaritadaki Konumu

GazipaşaGörülecek Yerler

GazipaşaBuradan Katılabileceğiniz Turlar & Aktiviteler

Aramanızla eşleşen herhangi bir tur bulunamadı.

Filtreleme seçeneklerini değiştirerek tekrar deneyebilirsiniz.

Sosyal medyada paylaş

Bir yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

İndirim Bildirimleri

Turlar ve oteller hakkında indirim bildirimlerini almak için e-posta aboneliğinizi başlatın.

Sitemap